Uzun bir yol /Kısa bir hayat

9/12/2007 - Domuz Yalağından Su İçmek

“Biz Çerkezler aslanın yediğini (et) yer ineğin yediğini (ot) yemeyiz. Bize ot  yedirip

                                              inekleştirmek isteyenler var”

                                                                                     Ahmet Akyaz  (Arkadaşım) 

 

Yediğimiz besinlerin protein , karbonhidrat ve yağlardan oluştuğunu biz empoze eden modern bilimin gölgesi altında sözlerimin ne kadar etkisi olabilir bilemiyorum.Ancak böyle bir hesap içerisine girmeden modern insanın tasalluta uğratıldığı modern bilimlerin kimyasalları ile dumura uğratılmış dimağlara hesapsız , beklentisiz neden sonuç ilişkisine aldırmaksızın seslenmek istiyorum.Ey insanlar / Ey Müslümanlar ne yediğinize dikkat edin.Çünkü yediğiniz besinler sadece amino asitlerden müteşekkil protein , lipit ve yağ asitlerinin terkibinden oluşmuş yağlar , glikoz ve türevi karbonhidratlar değildir.Cansızlardan canlıları , ölülerden dirileri çıkartan yüce yaratıcımızın yarattığı besinlerin kendine has bir ruhu olmaması mümkün müdür?. Koyun eti ile çakal eti arasında ki fark sadece sertliği- yumuşaklığı yada ekşiliği-acılığı olabilir mi?. Akbaba eti ile tavuk eti arasında protein değerler açısından büyük bir yakınlık mevcut iken birinin helal diğerinin haram olması bu canlılar arasındaki rahmani hiyerarşiden , bildiğimiz ve  bilmediğimiz pek çok hikmetten kaynaklanır. 

  

Çoktandır bu hikmetleri eskilerin masalları olarak addedip dünyayı bilimsel (pozitivist bilgi hiyerarşisinden) bir göz ile anlamaya çalışan Müslümanlar meseleleri anlamakta bocalamakta yediği bulamaçların da tesiri ile dünyayı bulanık bir görüşle görmekte en temel meselelerden biri olan besinler konusunda duyarsızlaşmaktadır.Yazık ki trişinden arındırılmış domuz etini helal fetvası ile yememize az kaldı.Allahın ahkamlarını pozitivist paradigma ile yeniden vahyeden  Müslümanlığımız yiyeceklerin muhtevasına marka gözlüğü bakmakta , hijyeni helalden öne alabilmekte lezzeti ve içindekiler etiketini kutsayabilmektedir.Çünkü modern bilimin bize bellettiği hakikatlere gizli bir imanla  yaşıyoruz.Besinlerin protein , yağ , karbonhidrat , vitamin ve minarelerden müteşekkil olduğunu söyleyen modern bilim daha en baştan kendi seküler maddeci  evrenini zihnimizde inşa ediyor.Bu seküler tavrın bir adım ötesinden beyinsiz amino asitler bir şimşek çakması ile basit proteinlere dönüşür ve Darvinist paradigma ile canlıların sınıflandırılması işlemi nihayetlendirilir .Diyetisyenlere göre vücudumuz büyük bir işletme tesisi olup en basit kimyasal terkiplerde işleyen formül gibi girenlerin ve çıkanların toplamından bir eşitlik elde edilir. Şeker verip beyni çalıştırır , protein verip vücudumuzu dinç tutarız. Peki ruh bu denklemin neresindedir.Ruhu diri tutan gıda ne olsa gerek:Sahi ruh yoktu , onu henüz deney tüpüne hapsedememiş , röntgenini çekememiştik.

 

Günümüzde nerede ise saf  yaratılış nefaseti ile hiç bir gıdayı tüketmiyoruz.Hiç bir şey kendi aroması, tadı , dokusu ile sofralarımıza ulaşmıyor.Doğal zannettiğimiz en temel ürünler bile (mesela süt ve süt ürünleri) çeşitli koruyu denilen kimyasallar ile zehirlenmekte koruyucular beden ve ruh sağlımızı koruyamamaktadır.Geleneksel öğretiler  farklı yaratılış hiyerarşisindeki besinleri bir arada yememeyi öğütlerken  modern besin endüstrisi zihnimizde azdırdığı lezzet şeytanını türlü karışımlarla doyurmaya çalışmaktadır. Bu arayışlar ve bitmek bilmeyen kar iştahı her işletme boyutunda farklı bir canavar suretinde midemize saldırmaktadır. Mesela rekabet avantajı kazanmaya çalışan işlenmiş et ürünleri üreticileri düşük maliyetler oluşturabilmek adına MDM denilen hayvanların dinen yenilemeyecek tüm uzuvlarının katıldığı(mesela tavukların kemik kıkırdak , gaga ayak vb uzuvlarının preslenip oluşturulan )  bulamaç kıymalardan sucuk , salam ve özellikle sosis imal eder iken , farklılık oluşturmaya çalışan  devasa şirketler insan doğasını tahrip eden çeşitli kanserojen boya maddeleri ile yaşlı dünyayı boyayıp koynumuza sokmayan şeytan  gibi parlak görüntüler  içinde ürünlerini  ağzımıza servis etmektedirler . Merdiven altı tabir edilen küçük işletmelerin pek çoğu ise maskesiz ve cahil cesareti ile asgari temizlik koşullarına bile riayet etmeksizin üretim yapabilmektedir. Ama kapitalist düzenin işleyişi gereği gözümüze sadece bu küçük işletmeler sokulmakta  devasa gıda şirketlerinin tahrip gücü yüksek , helal haram gözetilmeksizin üretilen yiyecekleri  sorgusuz sualsiz sofralarımıza servis edilmektedir.    

 

Evreni , insanı ve eşyayı mekanik bir sistem içerisinde tasavvur eden pozitivist tasavvur elbette besinleri de sadece kalori olarak görecektir.Ancak yaratılmış olan her şeyin bir ilahi hikmet yaratılmış olduğunu bilen Müslümanlar olarak besinlerin kalori değerini değil onlara ait olan hikemi bilgiyi bilmekle yükümlüyüz.Bu bilgi muvacehesinde nefsimizi terbiye edecek , ruhumuzu yüceltecek helal gıdalar ile beden emanetini muhafaza edebiliriz. Yediğimiz besinlerin ruhumuza tesir eden veçhelerini tıbbı nebevide bulabilir geleneğimizden damıtılarak gelen tecrübi ve hikemi bilgiler ışığında beden diyetinin yanı sıra  ruh diyetimizi de gerçekleştirebiliriz. Ey insanlar size emanet verilen bünyenizi Allahın size helal kıldığı yiyeceklerle besleyin.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-10-01 17:29:24 - domuz eti ?

Yazan: akurtar
Merhaba arkadaşım..Ben başka bir konu ararken tesadüfen sizin sitenizi veya yazınızı buldum. Eline sağlık !. Yiyecekler konusunda güzel şeyler söylemişsin. Elhamdülillah ben müslümanım..Kuran'da ne emredilmiş ise doğrudur der yapmağa veya hayatımı ona göre düzenlemeğe çalışırım. Yiyeceklerle ilgili yazıda bir noktaya temas etmek istiyorum. Ruslar (Allah onları kahretsin) ikinci dünya savaşında, ve bir çok defa saldırdıklarında efsane FİN SAVUNMASI karşısında yenik düşmüşlerdir..O günlerde Fin müslümanları savaş halinde olduklarından yiyecek sıkıntısı çekmektedirler. Durum vahimdir.. Ve o yıllarda Rusyada yaşamakta olan büyük islam alimi (maalesef bize O yetrince tanılmamaıştır !) Musa Carullah BİGİ'ye kuzeyin karlı ormanlarında yaşayan doğal domuzlardan yenilip yenilmeyeceği sorulur. Rahmetullah "..caizdir, yenilebilir" fetvası verir. Senin yazındada birgün tirişinden arındırılmış domuzu bize yedirecekler şeklinde bir ifadede bulunmuşsun. Temelde Kurnda emredilene bakmak gerekir. Sen haklısın..Anadolouda bir söz var, "müjdere, murdar helaldir !" denir. Yani çaresiz isen geçici bir durum ve süre için kötüye yaşamak için katlanacksın..anlamında. Belki bilirsin, birinci dünya savaşına katılan dedelerimiz özellikle Süveyş kanal harekatında 24 saatte sadece bir adet haşlanmış patates yiyebiliyorlardı. Şimdi bana yanlarındamıydın ? diye sorabilirsin..değildim elbet..ama ben emekli albayım..meslek gereği bir çok olaylarıda okuyarak öğrendik..efendim sadede gelelim.. İşte O dedelerimizin karnı doymuyordu ş hatta bazan tayında bulamıyorlardı ve atların tersinin içinde bulunan arpa tanelerini üstünkörü yıkayıp yiyorlardı. Bu tür olaylar sadce orada olmuş değilidir..benzeri hikayelelr duymuşsundur. Pek tabii dir ki Allahın emrettiği ve "helal" olarak bildirdiği yiyecekler varsa öncelikle helal olanları tüketiriz..ya yoksa !
Ben evine sağlıklı yiyecek götürecek parayı bulamayan ve sokakta gördüğü ölü tavuğu götürenlere şahit oldum. Hayat bazan çok acı ibretlerle dolu olabiliyor. Ama genelde yazını ve fikrini beğendim. Allaha emanet ol..sağlıkla kal
akurtar@gmail.com Ali KURTAR
Em Hv Alb
Bağlantı

2007-09-17 11:53:45 - Selamun Aleyküm...

Yazan: yagmurmah

Hayırlı Ramazanlar Dilerim.
Selam Ve Duayla...
Bağlantı

2007-09-13 10:58:22 - ...

Yazan: ddervish
On bir ayın sultanı ve ayların en faziletlisi geldi. Hayırlı ve mübarek olsun.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Google

Kendini Bil

BURNUNUN UCUNU GÖREMEYEN KENDİNİ NE BİLSİN.

SEÇKİ

TEP
Beyan
Dar Vakit
Ahir Zaman
İnsan Vakfı
40 İkindi
CEmaAT
ARtezYen
Jelezorukov
MilkBoy
Patikalar
Dergibi
MorTaka
Gezginler
(A.C.Z) Zarif Adam
OtuzuncuHarf
N.Marmara
Antiemperyalizim
KeKeMe
CounterData.com

Internet Marketing
Internet Marketing Counter CounterData.com

Internet Marketing
Internet Marketing Counter
Bloglar Alemi
BlogBul.Com! Blog Hizmetleri