11/15/2006 - CEMAAT TOPLAŞMASI:
CEMAAT TOPLAŞMASI:İsmet Özelin Zor Zamanda Konuşmak ta alıntıladığı bir ormancı hikayesi vardır.Ormancının biri her gün ormana gider akşam köye döndüğünde köy kahvesinde ormanda gördüğü orman perilerinden bahseder, peri hikayelerini anlata ,anlata bitiremezmiş.Bir gün ormancı , ormanda gerçekten perileri görmüş .Akşama köye geldiğinde ağzını bıçak açmamış ve o günden sonra bir daha orman perilerini hiç anlatmamış.
MEVZUU:Malum Cemaat epeydir bu toplaşmaya hazırlanmakta.Dücane Cündioğlu ile bir araya geleceğiz.Hanımla beraber gitmeye karar verdik.Çocuğu anneannesine bırakacağız. Organizasyon tamam.
ORGANİZASYON:Saat 12 civarı Rüştü Hacıoğlu arıyor.Dücane Beyi Yusuf Armağan getirecekmiş ama aksilik çıkmış araba sorunu oluşmuş. Rüştü gidip alacak ama Kartal ı satıp kamyonet almış kamyonetle gidip onları alması pek uygun gözükmüyor.Rüştü abi Dücane ağabeyleri sen alır mısın diye soruyor? Elbette diyorum ama buluşma saati yaklaşmış; içimde bir endişe
GECİKME:Hanımları Fatihe bıraktığımızda saat tam 13.Rüştü ye yarım saatte gider geliriz diyorum ama araçta OGS yok 2. köprüden gidip geleceğiz belki biraz daha gecikebiliriz. Yolda Şadan Patronla telefonlaşıyoruz insanlar gelmeye başlamış.Rüştü taktik veriyor.Abi milleti tanıştır , kaynaştır , Yakup Akbay ta Almanya dan gelmiş kendisiyle hususen ilgilen vs.
Köprüye kadar sorun yok hızlı gidiyoruz.Köprüde paralı geçiş sırası epey vakit kaybettiriyor. Çengelköye inişte yolu karıştırıyoruz olsun 2 de ordayız diyorum , olmuyor.Sahil yolunda yürüyerek gitsek arabadan hızlı gideriz.Bütün kuralları ihlal edip çeşitli cambazlıklarla yolu kısaltmaya çalışıyorum ; bir yere kadar.Yusuf Armağanın tarifleri ile saat 2,5 civarı Dücane Cündioğlunun evine ancak varıyoruz.Dönüş yolu daha sakin.Yolda Dücane Bey Rüştü yü epey bir hırpalıyor.Nadir Marmara orada olsa kemik sesleri gelecek.
BULUŞMA:Son telefon bağlantısında Şadan Patron 40 kişi varız diyor.Rüştü 400 kişi varmış abi diye Dücane Cündioğluna takılıyor.Stadyumda toplanaydık diyor Cündioğlu. Saat 3 sularında sağ salim Fatihteyiz.
Salona girdiğimde gözlerime inanamıyorum salonun 4te üçü bayanlardan müteşekkil .Erkeklere ne oldu acep diyorum Hacıoğluna.Oturma düzeni sağlanıp sohbete geçiliyor.
NE KONUŞULDU:Dücane Cündioğlu zeki bir adam katılımcıların çoğunun son kitabını okumadığını fark edince daha genel bir perspektifle konuya giriyor.
Bu güne değin Cemil Meriç değerlendirmelerinin romantik övgüler ve derinliksiz tahlillerle yapıldığından bahsediyor.Cemil Meriç adı geçtiğinde ortaya dökülen kalıplaşmış ifadeleri sıralıyor bir bir:Münzevi bir fikir işçisi,kelime imparatoru, Gökkuşağının yedi rengi vs ,vs.
İlk kez Cemil Meriç i ilmi olarak tahlil eden kişiyim diyor Cündioğlu
Konuşmasının başından sonuna kadar siyasal bir çerçeve içerisinde Cemil Meriç analizini yapıyor üstat.Konuşmanın sonuna doğru bu bakış açısını sorgulamaya çalıştığımda bunun bir hata olduğunu söylüyor, ortamdaki kişilerin fikri ortalaması gereği böyle bir yöntemi tercih ettiğini belirtiyor ; geçiyoruz.Üstat Cemil Meriç in gündeme geldiği dönemleri 80 sonrası 90 ların başı ve şimdi olmak üzere 3 e ayırıyor ve bugünlerde belirginleşen Amerikan politikası sebebi ile hiçbir düşünceye ait ve yakın olmayan Cemil Meriç mitinin oluşturulmaya çalıştığını anlatıyor.Kendisinin yaptığı çalışma ile bu oyunun bozulduğunu söylüyor. Konuşması içerisinde Cemil Meriç hakkında şu tahlilleri de yapıyor Cündioğlu
Cemil Meriç Doğuyu ve batıyı bilen adam değildir.Meriç doğuyu hiç bilemedi ,batıda ise kara avrupası sınırları içindeki bölgeleri , hususen Fransayı bilirdi.
Cemil Meriç Osmanlı dediği zaman bile söylediği şey ancak Osmanlının askeri başarısı idi.O da pek çokları gibi Osmanlı denince kılıç üşüren ,uçkuruna düşkün barbarlar portresini çizmekte idi.Cemil Meriç Osmanlıyı hiçbir zaman tanımadı.Bunun için yeterli donanıma da sahip değildi.Mesela Osmanlıda fikrin olmadığını söylerdi.
HÜLASA:
* Cündioğlu ; kitap okumanın kız tavlama aracı olduğu yada kendini ifade biçimi olduğu yıllarda olduğumuz kanaatini sürdürmektedir.Kendi kitaplarının bu konuda oldukça işlevsel olduğunu belirtmektedir. Cündioğlunun bu çıkarımı itikafa benzer yaşamı dolayısı ile yaptığı düşünülebilir.Zira kendisi bir konuya odaklandığında o konu dışında ki her şeye kapılarını kapatan birisidir.
*Cemaat toplantılarında bir tarihsel kırılma olmuştur ve kadınlar devrimi gerçekleşmiştir.
*Saatlerce beklemelerine karşın insanlar mutlu olmuşlardır.Konuşmanın bitimi sonrası kalabalığı dağıtmak için kolluk kuvvetlerinin çağrılması bile düşünülmüştür.
*Gökten üç elma düşmüştür.
|